Eyvah çocuğum yemiyor!

Çocuklar için yemek gelişimsel bir basamaktır. Yemek alışkanlığı çocuğun duygu durumuna, bağımsızlığına, bireyselleşmesine, motor gelişimine, ebeveynleri ile uzun dönem ilişkisine ve huyunun oluşumuna yol açar.

18 aylıktan 2 yaşına, yani 'hayır' yaşına kadar çocuk, yetişkine karşı çıkmanın bir yolunu yemeklerde bulur. Anne telaşlanır, korkar, kızar hatta suçluluk duyar. Böylelikle savaş başlamış demektir. Her öğünde bu tansiyon hissedilmeye, hatta gittikçe şiddetlenmeye başlar. Bir kısır döngüye giren durum çocuğun gittikçe daha az yemek yemesine yol açacaktır. Daha da önemlisi bu karşı koyma ve çatışma çocuğun diğer davranışlarına da yansıyacak; uyku düzeni, tuvalet eğitimi ve istekleri ertelemede ebeveynler güçlük yaşamaya başlayacaktır. 

Bebeklik dönemi yeme davranışına bağlı problemleri ikiye ayırabiliriz :

1- Anne sütünün yetersizliği ve normalin altında beslenme

2- Bebeğini anne sütü ile besleyemeyen annelerin yaşadığı suçluluk duygusunun etkisi ile bebeği gereğinden fazla beslemesi. Bu durumda ilk 6 ay anne sütü ile beslemek büyük önem taşımaktadır.

2-3 yaşlarında yeme problemleri daha sık meydana gelmektedir. Çünkü çocuk kendi özgürlüğünü kazanmaya, bireyselleşmeye çalışmakla birlikte anne ve babasından da kopmamaya çalışır.Bu dönemde anneler uzmanlara 3 tür şikayetle başvururlar ;

1- Yemek Seçme : Çocukların bu seçimleri uygulanması mümkün ve pratik ise değiştirmeye çalışılmalıdır. Örneğin; süt gibi önemli besinleri kesinlikle reddediyorsa yiyecek alerjisi açısından değerlendirilmelidir.

2- Yemeyi Reddetme veya Ağızda Bekletme : Çocuk bağımsızlığını ilan etme yolunda ilk çabasını yemek seçerek veya reddederek dile getirir. Yeme konusundaki inatçılık özelliğini ön plana çıkarmak için en güzel yöntem ise lokmayı ağızda uzun süre tutmaktır.

3- Yemek Sırasında Ayağa Kalkma, Dolaşma: Yemek sırasında dolaşarak veya televizyon karşısında yemek istediklerinde çocukların bu isteklerine ebeveynler her seferinde cevap verirlerse bu davranış ister istemez alışkanlık haline dönüşecektir.

Ve daha sonra 3-6 yaşları arasında, çocuk tat alma konusunda başka bir orjinal dönemden geçer; hep aynı şeyleri sevmeye ve yemeye başlar. Genelde; makarna, pilav, patates kızartması, sosis ve tavuk.

6 yaşından sonra ise yeme davranışlarında sorun yaşayan ve bu davranışları artık pekiştirmiş bir çocuğun okul dönemi beslenme düzenini oturtmak da ebeveynler için güç bir durum haline gelebilmektedir.

YEME PROBLEMLERİNİN NEDENLERİ

- Ebeveynin çocuğun tercihi dışındaki gıdaları da ısrarla sunması.

- Bozuk ebeveyn-çocuk ilişkilerinde ebeveyne başkaldırı olarak ortaya çıkması.

- Gıdanın takılması sonrası yutma korkusu ve yemekten kaçınma (FAGOFOBİ)

- Yaşam olayları (taşınma, okul değişimi, aile üyesinin veya sevdiği hayvanın ölümü, anne-babanın boşanması, yakın bir arkadaşı ile kavga etmesi veya arkadaşları içinde gülünç duruma düşmesi)

- Duygusal nedenler

-Yemek konusunun günlük konuşmalarda sürekli dile getirilmesi ve problemin varlığından çocuğun yanında da bahsedilmesi.

AİLELERE ÖNERİLER

- Örnek olunmalı.

- Tehdit edilmemeli, zorlanmamalı.

- Beslenme olayına 1 yaşından önce katılmasına izin verilmeli.(Kendi kendine beslenme, çocukların kendilerine olan güveninin artmasını sağlar ve sorumluluk almasında olumlu etkisi olur.)

- Geniş yiyecek seçeneği sunulmalı.

- Yemek zamanı neşeli geçmeli ve konuşmalar tüm aile bireylerini ilgilendiren konulardan seçilmelidir.

- Yemek saatinde farklı tutumlar sergilenmemeli ve çocuk ebeveyn arasındaki ilişki düzeltilmeli.

- Yemek için ayrılan zaman yeterli olmalı.

- Yemeğin hazırlanma şekli ve sunumu özendirici olmalı.

- Sandalyesinin yüksekliği, rahatlığı, masaya uzaklığı fiziksel özelliklerine uygun olmalı.

- İştahı göz önünde tutularak az yediğinde yemesi için ısrar edilmemeli.

- Olumlu yeme davranışları, sözel olarak ödüllendirilmeli.

- Kesin, kararlı ancak yumuşak bir disiplin sergilenmeli.

- Tatlı, şeker, çikolata ancak yemeğini bitirdikten sonra verilmeli.

- Yemek yerken kucak, TV karşısından vs. kaçınılmalı.

- Anne baba kendini suçlamamalı. (Çocuk az ya da dengesizce beslendiğinde ebeveyn kendinden şüphelenmemeli.)

- Çocukların yeme alışkanlıkları ile ilgili önceki kuşakların suçlamalarına izin verilmemeli.

- Bütün gün atıştırmasına izin verilmemeli. Bunun yerine oyun oynatarak ya da resim yaptırarak meşgul edilmeli.

- Çocuğun önünde çeşitli besinler tüketilerek örnek gösterilmeli ve tabağına mutlaka her defasında bir kaşık sebze konulmalı.

- Çocuğa bir yemeğin az ya da çok daima üç besinden oluştuğu öğretilmeli. Sebze, protein (et,sebze,yumurta) ve süt ürünleri veya meyve.

- Anne baba kendi çocukluğunda sevdiği ve nefret ettiği şeylere dair örnekler vermemeli.

- Çocuğa 'senin için hazırladığım bu yemeğin tadına bakarsan çok mutlu olurum' denmeli ama asla 'hadi benim içi ye' denmemeli

- Çocuğun servisini kendi yapmasına imkan tanınmalı, izin verilmeli.

- İki yaşından sonra yemek olayına kendini dahil edebilmesi için sofra kurması için teşvik edilmeli.

- Porsiyonlar biraz küçültülmeli ki , bu sayede çocuğa yemeğini "bitirdim" duygusu yaşatılmalı.

Psikolog Seda Genç