Borderline

Borderline kişilik bozukluğu; ruh halinde, insanlar arası ilişkilerde, öz benlik imajında, davranışlarında yaygın değişkenlik göstermekle karakterize ciddi bir mental hastalıktır. Bu değişkenlik genelde aile ve iş yaşamını, uzun zaman planlarını ve başlı başına öz kimliğini yıkıma uğratır. BKB olan kişilerin çoğu narsistik eğilimler gösterir. Kişi çok kolay düş kırıklığına uğrar. Boşluk, anlamsızlık, yalnızlık duygularından yakınır. Uçlarda “siyah ya da beyaz” düşünme ya da “bölünme” (bir şeyin sadece 2 olasılıktan biri olabileceğine inanma ve “arada kalan” tüm olasılıkları dışlama) ve karmaşık ilişkiler kurma borderline kişilik bozukluğunun diğer özellikleri olarak sayılabilir.

Araştırmaların ortak inandıkları borderline kişilik bozukluğunun, travmatik çocukluk çağı, kırılgan mizaç ve adolesan ve yetişkinlikte yaşanan stresli olayların kombinasyonuyla ortaya çıktığıdır. Çok emin olunmamakla birlikte B.K.B’nun genetik olarak etki ettiği söylenmektedir.

Borderline kişilik bozukluğu tanısı çoğu kez akademik bir tartışma konusudur. Zaman zaman psikozu düşündüren algı bozuklukları, disosiyatif ya da paranoid belirtiler ortaya çıkabildiğinden şizofreni tanısı olasılığı da uzun süre bir soru olarak kalabilir. Ayırıcı tanı olarak psikoza benzer belirtilerin uzun sürmemesi, fırtınalı yaşam stilinin ve duygularında aşırılıkların bulunması ve Projektif testleri sayabiliriz.

B.K.B için tedavi metodları son yıllarda gelişim göstermiştir. Grup ve bireysel terapi en azından bir çok hasta için kısmen etkili olmaktadır. Geçmiş 15 yıl içinde diyalektik davranış terapisi (DDT) denilen yeni bir psikososyal metod geliştirilmiştir. DDT özellikle kişiler arası duyarlılık ve terapötik ilişkiyi sürdürmede yaşanan sorunların üstesinden gelmek için geliştirilmiştir. Bunla birlikte farmakolojik destek de özellikle depresif ve düzensiz duygu durumu düzenlemek açısından verilmektedir.

Psikolog Pınar Turanlı