Yine yeni bir eğitim öğretim dönemine girdik. Okullarda oryantasyon döneminin yerini artık derslerin rutinliği aldı. Bu dönemde ailelerin kafalarında, çocuklarının ders çalışma alışkanlıklarını nasıl sağlayacaklarına dair çeşitli sorular oluşmakta. Bunun için öncelikle ‘’Aile’’ dediğimiz kavram incelenmeli diye düşünüyorum. Aile hepinizin bildiği gibi dinamik bir yapıdır. Aile üyelerinin de birbirleriyle karşılıklı ilişki yumakları söz konusudur. Tüm ilişkilerde, ilişkiyi kontrol eden bazı etmenler vardır. Bunlardan biri de ‘’Gü璒 tür. Eğer anne baba gücü doğru kullanamazsa öfke denilen duygu ile karşı karşıya kalırlar. Öfke; her ilişkide olduğu gibi, aile içindeki ilişkilerde de görülen duygusal bir faktördür. Ders çalışma alışkanlığı kazanılması sürecinde hem ana baba hem de çocuk öfkeli olabiliyor. Bu da ilişkinin bütünlüğünü zedeliyor, yaralıyor. Zaman zaman istenmeyen durumlarla karşı karşıya kalınabiliniyor. Peki biz anne babalar ne yapmalıyız? Nasıl yardımcı olmalıyız? Öncelikle çocuğumuza çalışmasında bir plan yapması gerektiğini söyleyebiliriz. Planını yaparken birkaç etmeni düzenlemek gerektiğini hatırlatabiliriz. Bunlar: 1-Zamanın planlanması 2-Çalışılacak konuların planlanması 3-Hafta sonundaki genel tekrarın planlanması gibi dikkat edilmesi gereken durumlardır. Hafta sonu genel tekrarlar, çocuklarda sınavlardan önceki güvensizlik duygusunun atılmasında faydalı olur. Her bireyin konuları anlama, algılama ve hafızada tutabilmesi farklılık göstereceğinden, konuların planlanması kişiden kişiye değişir. Hangi ders ne kadar okunacak, ne kadar tekrar edilecek, ekstra çalışma gerektirip gerektirmeyeceği, her çocuğun durumuna göre değişir. Asıl önemli olan planın, zamana, mekâna, konuya ve hedefe göre yapılmasıdır. Çünkü sorun bilgi yokluğu değil, bilgiye nasıl ulaşılacağı ve nasıl kullanılacağıdır.Burada çocuğun kendini planlaması, planını yürütmesi ve sonuçlandırması söz konusudur.Sorumluluk çocuğun kendinde olmalıdır. İkinci dikkat edilmesi gereken unsur da Davranışların Analizidir. Bilindiği gibi ders çalışmak oldukça genel bir kavramdır. Bu açıdan çalışılan dersin amaçlarını saptamak ve çalışma süresini maksimum verimli geçirmek gerekir. Çalışma sırasında, ortamdan her çocuk farklı farklı etkilenir.( sıcaklık, ses, ışık v.s.) Bazı çocuk kalabalık, gürültülü yerde çalışabilirken bir diğeri sinek vızıltısından bile etkilenir. Bu nedenle çocuğunuzun çalışma tarzını incelerseniz, çalışma ortamını da daha kolay ayarlayabilirsiniz. Bu, çalışmanın yine daha verimli ve kalıcı olmasını sağlayacaktır. Not tutmakta çalışmada kolaylık sağlayan bir yöntemdir. Ayrıca sınavlar öncesinde tutulan notlar hızlıca gözden geçirilebilinir. Çalışmalar arasında mola verilmesi de iş yoğunluğuna göre ayarlanmalıdır. Eğer mola sık sık veriliyorsa süre kısa olmalıdır.( 10 dakika) Ancak uzun bir çalışma sonrasında veriliyorsa mola daha uzun verilebilinir. (20- 30 dakika ) Ders başarısını arttırmada ailenin tutumunu bakarsak; çocuk eve geldiğinde öncelikle bir sıkıntısı varsa bunun üstüne gidilip bu çözümlendikten sonra derslerine yoğunlaşmak gerektiğini unutmayalım. Anne babanın ilgili, çocuklarına özel sohbet zamanı ayıran kişiler olması yalnızca dersler konusunda değil günlük yaşantıya ait duygu paylaşımları yapan ebeveynler olması çocukların başarılarını destekler. Son olarak başarılı öğrencilerin ortak özelliklerine baktığımızda: • Bir ödev bittikten sonra mutlaka zevk alacakları bir uğraş yaptıkları • Sistemli ve her gün düzenli çalıştıkları • Çalışırken konudan konuya atlamadıklarını • Ödevlerini günü gününe yaptıklarını • Proje çalışmalarında her gün çalışmalarını kısım kısım yaptıklarını ( son güne bırakmadıklarını ) • Mutlaka spor yaptıklarını • Ailelerinin ilgili ve iç disipline önem veren kişiler olduklarını görmekteyiz. Tüm çocuklara başarılı ve güzel bir yıl dilerim. Uzm. Psikolog &Pedagog Ebru Şen
  Copyright 2007.Içerigindeki bilgi izinsiz kullanilamaz.
Web Yazilim Çigdem Erdogan